Ahmet ATILMIŞ

Ahmet ATILMIŞ

Çalışmak ama severek,
Başarmak ama başkalarını ezerek değil,
Eğlenmek ama kimseyi rahatsız etmeden.
Herşey insan sağlığı ve onuru için ...

Irkçılık, Dincilik, Mezhepçilik,Bölücülük Öldürür...

İnsan ilişkileri karmaşıktır. Yozlaştırılmış toplumlarda bu karmaşa çok daha üst boyutlara çıkar. Yüzle, binle çarpabilirsiniz. Her gün kanımızı donduran "Bu kadarda olmaz! " dediğiniz üçüncü sayfa haberlerine hep beraber tanık oluyoruz. O haberler kimlerde nasıl etkiler bırakıyor? Bu da ayrıca konuşulması gereken bir ciddi konu...

 

İnsan ilişkileri karmaşıktır. Yozlaştırılmış toplumlarda bu karmaşa çok daha üst boyutlara çıkar. Yüzle, binle çarpabilirsiniz. Her gün kanımızı donduran "Bu kadarda olmaz! " dediğiniz üçüncü sayfa haberlerine hep beraber tanık oluyoruz. O haberler kimlerde nasıl etkiler bırakıyor? Bu da ayrıca konuşulması gereken bir ciddi konu...
Türkiye çetin bir coğrafyada zor bir ülke, ağır sorunları olan bir ülke. Son zamanlarda CHP’nin, belediye başkanlarının bir açığını bulup ya tutukluyorlar ya da muhtelif baskılarla CHP’den ayrılmaya zorluyorlar...
Maalesef uzunca zamandır siyaset böyle acımasızlaştı. Siyasetin kendisi içerikten yoksun kaldı, başkalaştı.

Tekrar bir partiye ya da CHP’ye gelecek olursak: CHP bir kitle partisi. Kemalizm’den, altı oktan uzaklaşalı çok oldu yani orda hiç değilse anti emperyalist, yurtsever bir ruh vardı. Devlete sahip çıkmak ve kamucu anlayışı öne çıkarmak ve tabi ki laiklik konusundaki hassasiyetler önemliydi yani bir ideoloji ve onun disiplini vardı. Hala bu anlayışta CHP’liler var mıdır? Vardır... Ancak patideki büyük çoğunluğun bilinçli bir biçimde böyle düşündüğünü sanmıyorum. Zaten Türkiye'de şu an yapılan siyasetin hiçbir yerinde ideoloji esas alınmıyor. Çıkar gurupları, dinsel, mezhepsel ve etnik gruplaşmalar, en ön sıralara yerleşmiş durumdalar.

Siyaset ciddi ve iddialı bir iştir, toplum huzuruna çıkıp, en iyi, en dürüst, en samimi hizmeti ben sunacağım iddiasında bulunmuyorlar mı? Bizim anlayışımızla ülkenin itibari artacak, halkın ekmeği çoğalacak, şanlı ve müreffeh bir ülke vadediyoruz demiyorlar mı? Peki böyle ciddi iddialarla yola çıkan bir parti yönetim organlarına, parlamentoya, belediyelerde sorumluluk gerektiren mevkilere getirirken, insanları hangi kategorilere göre belirliyor?
Hangi şartları arıyorlar? bilen var mı?
Tüm partiler için söylüyorum, kim bana yakındır?

Kim çok para verir?
Kimi, kimin karşısına koyarsan daha çok oy alınır? gibi siyaset biliminin dışında yol ve yöntemlerle insan seçilmiyor mu?
Yolda bir dolu sorunla karşılaşırsınız... Kiminle yol yürünür? Nereye kadar yürünürün analizini tam yapmadan var olan yapıyı yönetme yeteneği kazanmadan, bir partinin gerçek bir parti olması mümkün müdür?
İlkeleriniz olacak ve o ilkelerden taviz vermeyeceksiniz. İki dönem kazanamayabilirsiniz ama bir kere kazanırsanız ve gereğini yaparsanız toplumda bunun hakkını verir diye düşünüyorum. Her partinin içinde eski ANAP’lı, DYP’li, Saadetli vs. karışık. Bunu geçtik içerde akıllar fikirler karışık, bu böyle gitmez. Giderse de böyle gider. Ötekileştirmeler ve bölünmüşlükler hepimizin içinde olduğu bu gemiye çok ciddi zararlar verecektir. Şimdiden tezi yok bu işe bir çare, bir çözüm üretmek siyasetin olduğu kadar hepimizin, hepimizin asli görevi. Bölünmekten, parçalanmaktan bütün taraflar ve topluca gemi parçalanır. Emperyal sırtlanlar kanla beslenenler sıra bekliyorlar. Ülkemize, kentimize, kendimize sahip çıkalım. Aksi durumda ki örnekleri bir çok yazımda belirtiyorum. Irak, Lübnan, Libya, Afganistan, Suriye, İran vs. daha yüz on yıl önce Balkanlarda ne kanlar aktı ve neler kaybetti Osmanlı. Türkiye üzerinde yaşayan herkesindir, Cumhuriyet herkesi birinci sınıf vatandaş ilan etmiştir. Önce bu anlayıştan uzaklaşanlarla siyaseten hesaplaşmak gerek.
Ülke sensin…


Ahmet ATILMIŞ | 11.05.2026 – aatilmis@hotmail.com