Gürsel GÜZEL - ÖZLÜYORUM

Gürsel GÜZEL - ÖZLÜYORUM

Yazar

Çevre ve İnsan…

Dünyada var olan tüm canlıların içinde çevreye en zararlı olan yaratık sanırım insanlardan oluşuyor.

 

       Dünyada var olan tüm canlıların içinde çevreye en zararlı olan yaratık sanırım insanlardan oluşuyor. Zira bütün canlıların atıkları çevreye yararlı olduğu halde insan soyunun atıklarına insanın kendisi dahi katlanamıyor. Gerek Devlet, gerekse özel kurumlarımız görev alanları çevre işleri olanları kastediyorum asli sorumluluklarını yerine getirmede beceri gösteremiyor. İhmaller zinciri uzayıp gidiyor.

      Şehirler arası yol kıyılarından tutun dinlenme ve mesire alanlarına, park bahçelerden sokak içlerine kadar her yer va alan pislik içinde. Oysa ‘Marka Şehir ve Gastronomi Şehri’ olan Gaziantep Çevre Temizliğinde de Marka olmalı değil miydi? İlgili ve sorumlu kurumlarımız sınıfta kalıyor.

      Şehir içinde yürürken karşılaştığımız her üç kişiden biri Suriyeli göçmen. Oysa komşumuz kardeş Suriye görünüşte huzura kavuştu. Suriyelilerin Gaziantep kültürüyle, yaşam biçimiyle kaynaşması şöyle dursun sosyolojik açıdan kent kültürüne ve sosyal yaşamına olumlu katkı sağladığını hiç ama hiç kimse iddia dahi edemez. Aksine kentin kültürüne sosyal yapısına olumsuz etkilerini de hiç ama hiç kimse inkar edemez. Barklarda bahçelerde yaşadığımız çevre kirliliğinin Suriyeli göçmen dalgalarıyla büyüyerek yoğunlaştığını da gözlemliyoruz. Peki bütün bunları sadece Suriyeli göçmenlere bağlamak doğru mu?

      Suriyeli Göçmenleri eğitmek, içine karıştıkları toplumla kültürel uyumlarını sağlamak, çevreye duyarlı kılmak bu şehrin, bu ülkenin idarecilerinin işi değil midir?  O halde yaşadığımız Göçmen sorunundan sorumlu tutulması gerekenlerde görevlerini yapmayan, savsaklayan, ihmal eden mülki ve idari sorumlulardır.

     Çevre kirliliğinde sorunu sadece göçmenlere bağlamak doğru olmaz. Bizim halkımız bir şekilde aramıza karışan komşularımıza kendileri benzemek yerine, onları etkileyerek bize uyum sağlamaları çabasına neden girmediler? Çünkü bunun için zora girmeyi göze alamadık. Aksine onlara benzemek belki de işimize geldi. Bugün gelinen noktada bu kenti yönetenler de, bu kentin sakinleri de sorumludur. İçinde bulunduğumuz çevresel kirlilik ve beraberinde getirdiği sorunlar asla kabul edilemez. İlgili sorumluları derhal görevlerinin gereğini yapmaya çağırıyorum. Bu kenti, bu ülkeyi kir ve pislik içerisinde bırakmaya hakkınız yok. Sorumluluk sizindir. Devletimiz bu iş için sizlere makam, yetki, araç ve bütçeden kaynak vermiştir. Görevinizi bi hakkın yapınız.

ÇAMLIK PARKI NEDEN SAHİPSİZ?

Şahinbey ilçemizin en önemli parklarından birisidir Nuripazarbaşı mahallesinde, Esen tepede bulunan Çamlık Parkı. Büyükşehir Belediyemizin sorumluluk sahasındadır. Her yıl biraz daha inşaat alanı ilanı, değişik ve ucube konteyner yapılarıyla alan işgaline uğrayarak küçülüyor. Park çevre kirliliği açısından pislik içinde. Yeşil alanlar bakımsız. Banklar Deprem de zarar görmüş ve tahrip olmuştu yerine yenileri hala konmadı. Parkın içinde ne bir yerel gül, nede bir yerel çiçek yok. Büyükşehir Belediyesinin emekliler için açtığı kahvehane kapatılarak HAYDİ lokantasına dönüştürülmüştü. Bu da aylardır tadilat nedeniyle kapalı. Çevre halkı merak ediyor bu durum neyin ve kime karşı uygulanan bir ceza?

     Çamlık Parkı yaklaşık olarak 60-70 bin insanın olası bi felaket karşısında sığınma ve toplanma alanı olduğu akıldan uzak tutulmamalıdır. Bu gerçekten hareketle hizmet akışında ihmali olanların açığa alınması ve halka bu konuyla ilgili tatmin edici bir açıklama yapılması zorunluluk haline gelmiştir. Eğer ihmal Bakan-Başkandan kaynaklıysa( ki biz böyle düşünmüyoruz.) vay halimize. Bize çevre halkı adına dillendirmek, yazıya dökmek düştü.

Gürsel GÜZEL | 07.08.2026 - gurselguzel27@gmail.com