Gürsel GÜZEL - ÖZLÜYORUM

Gürsel GÜZEL - ÖZLÜYORUM

Yazar

Bir Emeklinin İsyanı!

İşçi emeklisi bir dostumuzun isyanını siz değerli okuyucularımla paylaşmak istiyorum. Aslında bu isyan bütün emeklilerin ortak isyanı. Ancak dillendirilemeyen , açığa vurulamayan içten içe bir haykırış. Muhataplarının dikkatine ÖNEMLE SUNUYORUM.

        İşçi emeklisi bir dostumuzun isyanını siz değerli okuyucularımla paylaşmak istiyorum. Aslında bu isyan bütün emeklilerin ortak isyanı. Ancak dillendirilemeyen , açığa vurulamayan içten içe bir haykırış. Muhataplarının dikkatine ÖNEMLE SUNUYORUM.

        -Emekliye ayrıldığımda 620 lira maaşa bağlandım. Çok mutlu oldum. İki çocuğum vardı. Evim kiraydı. İyi kötü bir gecekondu ev aldım. Sobayla ısınıyorduk. Dama bir güneş enerji sistemi kurarak sıcak su ihtiyacımızı karşıladık. Evi baştan aşağı tamir ettirdik. Kızım orta okula başlamıştı. Lise hazırlığı devam ediyordu. Bir oğlumuz vardı ana okuluna başlamıştı. Düğünlerde bayramlarda akrabalarımızı dostlarımızı ihmal etmiyorduk. Derken kızımın üniversite sınav dönemi başlamıştı. Dershane desteğine ihtiyacı vardı. Bunu sağlayabildik.

      Ülkemizde gündem hızlı değişiyor neyin ne olduğunu anlamamıza sistem imkan vermiyordu. Referandumlar birbiri ardına sıralanmış, bilgi kirliliği asıl konunun üstünü örtmüştü. Anayasa değişikliği oylaması öncesi asıl konu olan önerilen Anayasa taslağının ne getirim ne götüreceği olduğu halde ana muhalefetin önümüze koyduğu havuzlu villa tatrıışmasıydı. Birde liberal solcuların ‘Yetmez ama Evet’ feveranı. Bu mevcut siyasal İslamcıların, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarının önünü açan bulunmaz bir fırsat doğurdu. Böylece ne olduğunu hala anlayamadığımız ucube bir başkanlık sistemiyle yüz yüze kaldık. Yetkileri gasp edilmiş ve işlevini yitirmiş bir TBMM. Her türlü denetimden muaf bir kabine sistemi. Bütün yetkileri tek başına elinde toplayan bir başkan! Yani Cumhurbaşkanı.

       Gelinen noktada.elimizden alınan ekonomik olanaklarımızla şimdilerde oğlumuza, kızımıza torunlarımıza yetişemez, yüzlerine bakamaz olduk.620 lirayla başladığım emeklilik yaşamımda evimin, çocuklarımın gündelik ihtiyaçlarını karşılayabiliyordum. Eşin, dostun düğününe törenine hediyemizi alrak gönül rahatlığıyla yetişebiliyorduk. Şimdi bırakın düğünü töreni gündelik ihtiyaçlarımızı karşılayamıyoruz. Oğlumla yabancılaştık. Okuldan, gelecekten, babadan umudunu kesti. Adeta yaşama küstü. Oğlumla yakınlaşamıyorum. Elbette kişisel hatalar vardır ama asıl konu ekonomik sebeplerdir. Siyasal İslamcı AKP iktidarlarının bizlerden çaldığı ve başta Beşli Çete olarak bilinen bir avuç yandaş sermaye grubuna peşkeş çektiği ülke kaynakları yaşamı bütünüyle dar ve sabit gelirli geniş yoksul halk kesimleri için bir cehenneme çevirdiği gerçeğidir.

        Bu emekli yurttaşımızın isyanı biliyorum ki milyonlarca emeklinin ortak sesidir. Bu sorunu ancak yaşayanlar çözebilir hiç kimse kurtarıcı beklemesin. Çözüm geniş yoksul halk kitlelerinin elinde ve iradeside saklıdır. Gelin bu gücü hareket enerjisine çevirelim.  

Unutmayalım  çözüm Cumhuriyet Devrimlerini yeniden ve daha güçlü temeller üzerine inşaa etmektedir. Bunu anca Sosyalit Cumhuriyet Partisi gibi 6 ok ilkelerini proğramına alan ve Cumhuriyet Devrimlerini yeniden kurmayı hedefleyen bir kadro yapar. O halde iş başına.


Gürsel GÜZEL | 13.04.2026 | gurselguzel27@gmail.com