Gürsel GÜZEL - ÖZLÜYORUM
Yazar
ABD ve Trump gemi azıya aldı. Saldırganlıkta sınır, hukuk tanımıyor. Açık bir dil ve yöntemle Ulus devletler başta olmak üzere çıkarlarına engel gördükleri ülkeleri hede
ABD ve Trump gemi azıya aldı. Saldırganlıkta sınır, hukuk tanımıyor. Açık bir dil ve yöntemle Ulus devletler başta olmak üzere çıkarlarına engel gördükleri ülkeleri hedef alıyor. Bu olay İsrail üzerinden Filistin’e (Gazze’ye) saldırı ve soykırımla devam etti. Aylarca süren saldırılar aslında tüm dünya ve özellikle bölge ülkeleri için bir sınamaydı. Etkili ve elle tutulur ciddi bir tepkiyle karşılaşılmadığı için ABD tamam dedi. Uygun ortam budur. Dünya suskun. İstediğimi istediğim gibi yaparım.
Venezuela baskını yine haftalarca önceden başlayan bir sürece bağlı gelişti. Dünya yine suskun. Etkili ve ciddi bir tepki oluşmadı. Karayip Denizindeki gemi baskınlarını tam bir korsanlık davranışına ciddi ve engelleyici bir karşı duruş olmadı. Sonrasında Kanada ve Grönland hırlamaları ve gelinen noktada İran kuşatmasıyla sonuçlanan ABD şımarıklığı ve açık saldırıları. Dünya ciddi manada etkili ve kayda değer bir tepki oluşturamıyor.
Bu arada aklımın almadığı konu İran’a komşu ülkelerin aymazlığı. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Türkiye Cumhuriyeti Devletine düşmanlığını gizleme gereği bile duymuyor. Aralıksız olarak Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve kurucu değerlerini hedef alarak saldırıyor. Üniter devlet yapısına göndermeler yaparak Osmanlı modeli bir yapı öneriyor. ‘Türkiye Türklerin, Kürtlerin ve Arapların devleti olarak yeniden yapılanmalı’ diyebiliyor. Ne acıdır ki bu küstahlığa Namusları ve şerefleri üzerine bağlı kalacaklarına ve koruyacaklarına yeminli sorumlu, yetkili taraflardan gık çıkmıyor. Oysa elçi Tom Barrack göreve başladığı ve küstahlığı açığa çıktığı ilk anda sınır dışı edilmeliydi. Bu olmadığı gibi TBMM başkanının başkanlığında sözde Terörsüz Türkiye hedefiyle kurulan komisyon senaryosunun geldiği nokta. Tom Barrack’ın bütün direktiflerinin karşılandığı ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tasfiyesine doğru bir sürecin başlatıldığı bir Komisyon Raporu.
Mevcut siyasi İslamcı iktidar erki tam bir teslimiyetle ABD’ ye diyet ödüyor. Erdoğan’ın siyasi yasaklıyken ABD tarafından iktidara nasıl hazırladığını biliyoruz. Bizzat kendisi ABD’nin BOP-Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi Eş başkanı olduğunu ve verilen görevi yaptığını 38 ayrı yer ve zamanda söyledi. Şimdi ABD’nin saldırganlığına bu iktidardan ciddi ve onurlu bir tavı beklemek doğru olmaz. İsrail üzerinden batılı bütün sapkın ve barbarların organize saldırılarında da durum aynıydı. Söylemde kükreyen iktidar gerçekte saldırgan taraflarla en sıkı kirli ticari işleri sekteye uğratmadı. Oysa Türkiye Cumhuriyeti Devleti saldırganlıkta hukuk ve sınır tanımayan güçlere kayıtsız ve tepkisiz kalamaz. Bu kuruluş misyonunu ve bağımsızlık anlayışına aykırıdır ve kabul edilemez.
TBMM derhal toplanarak hala iktidar erkine rağmen aktif ve asli misyonunu gereğine hakimse ki ben öyle olduğunu düşünmek istiyorum, Türkiye Topraklarının, Hava ve Deniz sahalarının İRAN’a yönelik bir saldırıda, faaliyette ve herhangi bir eylemde kullanılamayacağını Uluslar arası her platformda yüksek sesle ilan etmelidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti komşu ve dost ülkeler başta olmak üzere ABD, NATO ve benzeri hiçbir gücün saldırgan arzularının karşılık bulduğu iş ve eyleme izin vermez. Vermemelidir. İktidar erki ve tüm siyasi çevreler dahil olmak üzere herkes bilmelidir. Büyük Türk Milleti ne ABD’nin ne de bir başka barbar sapkın gücün dayanağı ve yandaşı olmadı olamaz. Biz Büyük Türk Milletinin bir ferdi ve bizatihi kendisi olarak diliyor ve bekliyoruz. İktidar ve iktidara aday bütün siyasi parti ve güç odakları bu konuda ulusal bir tavır alarak bütün dünyaya ABD ve Benzeri bütün barbar güçlerin komşu ve dost ülkeler başta olmak üzere saldırmalarına izin vermediğimiz gibi Türkiye topraklarının, Hava ve Deniz sahalarının kullanılmasına da asla izin vermeyeceğiz. Böyle biline.
Gürsel GÜZEL | 20.02.2026 - gurselguzel27@gmail.com