Gürsel GÜZEL - ÖZLÜYORUM

Gürsel GÜZEL - ÖZLÜYORUM

Yazar

ABD Vesayeti!

5 Nisan 1946 yılında Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Münür Ertegün’ün naaşını İstanbul’a getiren ABD’nin Missouri savaş zırhlısı ile başlayan süreç iç ve dış politikalarımızda büyük ve derin kırılmalara yol açtı.

 

         5 Nisan 1946 yılında Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Münür Ertegün’ün naaşını İstanbul’a getiren ABD’nin Missouri savaş zırhlısı ile başlayan süreç iç ve dış politikalarımızda büyük ve derin kırılmalara yol açtı. Bu zırhlı henüz gelmeden önce başlayan hazırlıklar İstanbul ve Türkiye için önemli derslerle dolu bir ibret belgesi olarak tarihteki yerini aldı. Bu olayı anımsayanlar bugün NATO’nun Ankara toplantısı için yapılan ince ayarları çok iyi analiz edebilir.

       İlerleyen günlerde ABD tam anlamıyla Türk devrimlerine karşı görünüşte Türk hükümetleri eliyle karşı devrim hareketlerini planlı ve örgütlü olarak başlatabildi. İlk olarak Milli Eğitim Müfredatının oluşumu sekiz ABD’li uzmana (!) bırakıldı. Türk Tarih Tezleri ders kitaplarından çıkarıldı. Bize Sevr’i dayatanların iç işlerimizden Dış politikalarımızın seyrini değiştiren en temel konularda bile bağımsızlıklarımız eritildi.

       1947 yılında Truman Doktrini ilan edildi. Bu doktrin kapsamında ve sonrasındaki NATO üyelik süreciyle birlikte ABD Askeri heyetleri ve personeli kalıcı olarak Türkiye’ye konuşlanmaya başladı. Ülke topraklarında ABD üs ve tesislerinin kurulmasının yasal alt yapısı ise 23 Haziran 1954 tarihinde imzalanan Askeri Kolaylıklar Anlaşması ile hazırlandı.

     Ülkemizde kurulan 101 ABD ve NATO askeri üslerinin toplam alanı 35 bin  kilometre kareyi aştı. 45 bin ABD askeri ülke topraklarına böylece yerleşti. ABD ülke topraklarına ne ekip ne ekemeyeceğimizden, okullarımızda verilen eğitim müfredatına kadar her alanda belirleyici bir yol izledi. Kıbrıs’ta başlatılan Türk katliamlarına karşı Rumların ve Yunanistan’ın yanında bize karşı tutum aldı.  Komşu ülkelerle olan ilişkilerimizde kendi çıkarları doğrultusunu dayatarak bağımsızlığımızı fiilen ortadan kaldırdı. Askeri ve sanayi üretim imkanlarımızı yok etti. Soframızdaki ekmeğe, yağa, şekere dahi müdahaleleri oldu. Gerek askeri gerek siyasi aklıselim hiçbir kişi çıkıp ta bana NATO’nun ABD’nin dost ve müttefik olduğunu iddia edemez. ABD ve NATO bize dün Sevr’i dayatan işgalci ezeli düşmanların ta kendisidir.

     ABD Ankara büyükelçisi Tom Barrack atanmış genel vali edasıyla ahkam kesiyor. Ankara’da Toplanan NATO ülkemizi yeni ve çok tehlikeli bir sürecin içine sürüklüyor. Bu toplantıda Mehmetçiğimizin kanı ve canı üzerine kirli pazarlıklar söz konusu. Adana’da konuşlu 6. Kolordu NATO komutasında kimlere karşı, hangi görevlere sürüklenecek? İsrail’in Güvenliğini bu birlik mi Sağlayacak? NATO toplantısı başlarken Egede Yunanistan-İsrail askeri tatbikatının hedef ülkesi Türkiye’dir. Bu nasıl bir dostluk ve müttefiklik anlayışıdır. İstanbul Boğazının Anadolu yakasında bir NATO deniz üssü kuruluyor. Bu Montrö Boğazlar sözleşmesinin doğrudan ihlalidir. Kara denize kıyısı olmayan saldırgan ülkelerin NATO şemsiyesi altında Kara denize girmelerinin önünü açar. Bu durum Türkiye’nin egemenlik kaklarını ortadan kaldıracağını iktidar sahipleri bilmiyor olamaz. Bu işin vardığı nokta vatana ihanettir. Vatana ihanetin elbette bir bedeli olur, olacaktır.

      NATO’ dan derhal çıkılmalıdır. ABD ile ilişkiler göden geçirilmelidir. Ülkemizdeki bürün askeri ve sivil ABD ve NATO varlığına son verilmelidir. Komşularımızla karşılıklı iyi komşuluk, dostluk ve iç işlerine karışmama antlaşmaları imzalanmalıdır. Cumhuriyet Devrimleri yeniden ve daha güçlü temeller üzerine inşaa edilmelidir. Demokratik Parlamenter sisteme geçilmelidir. Her alanda Tam Bağımsız Demokratik Türkiye hedefi etrafında birleşelim. ABD Vesayeti son bulsun.


Gürsel GÜZEL | 08.07.2026 - gurselguzel27@gmail.com