Gürsel GÜZEL - ÖZLÜYORUM

Gürsel GÜZEL - ÖZLÜYORUM

Yazar

Dam Küremek!

Eski kış aylarını anımsadık. Gaziantep kar yağışlarıyla eski kış aylarını anımsattı. Yoksulduk ama mutluyduk.

 

       Eski kış aylarını anımsadık. Gaziantep kar yağışlarıyla eski kış aylarını anımsattı. Yoksulduk ama mutluyduk. Sümerbank pamuklu basmalarıyla yapılan giysilerimiz vardı. Üşürdük. Yüreklerimizin sıcaklığı, heyecanı hepimizi ısıtırdı. Kayseri keteninden yapılan donlarımız, köyneklerimiz vardı. Okullarımızda siyah önlüklerimiz her birimizi eşitlerdi. Zenginde fakirde aynıydı. Yalan riya yine vardı ama ahlak yoksunluğu bu kadar açığa çıkmamıştı.

      Kerpiç ve yığma taştan toprak damlı evlerimiz vardı. Her yıl kış hazırlığı kapsamında evlerin damları duvarları samanlı toprakla yapılan çamurla sıvanırdı. Kar yağışıyla birlikte sıyırgılar hazırlanır damdaki karları bu sıyırgılarla kürerdik. Dam küreme bir şölene dönüşürdü. Her evin damında kar küreyen komşularımız bir birleriyle sıkı yarenlikler ederdi. Hep birlikte gülerdik. Damında kar küreyen komşumuzu göremez isek bilirdik bir sorunu olduğunu. Sıyırgısını alan gençler yardıma koşar veya koşuşturulurdu.

      Ocakların dumanı bir başka tüterdi. Yufka ekmekler yapılır önce bazlama yapılarak  yaşlı ve hastalardan başlamak üzere komşulara ulaştırılırdı. Bazlamanın arasına konulacak çökelek, soğan kavurması, zeytin, çarpana adı verilen domates kurusu gibi çeşitli kışlık yiyecekler konulur, dürülür sıkma yapılırdı. Tandırın üzerine konulan sinilerde bunları iştahla yerdik.

      Yoksulda birdi, zenginde. Zenginler gösterişten uzaktı. Gösteriş ayıptı. Köy odalarımız vardı. Gündelik işlerin, olayların konuşulduğu yerlerdi bu odalar. Evlerimizdeki tandırlar hepimizi ısıtırdı. Aile içi meseleler, komşuluk ilişkileri tandırın etrafında oturularak konuşulurdu. Gaz lambasının ışığında derslerimizi yapardık. Babamız okuduğu kitaptan bazı paragrafları bize okur, anlatır, tartışırdı. Transistörlü radyodan haberleri birlikte dinlerdik. Ülkemizde olan biteni birlikte değerlendirir birlikte yorumlardık. Sevincimiz tasamız birdi.

      Elbette giden zamanı geri getiremeyiz. Ancak bozulan düzeni değiştirebiliriz. Zenginlerin şımarıklığı iktidar eliyle devlet politikası haline getirilmiş ise bu düzen değişmelidir. Toplumun %80’e yakını açlık sınırında ve altında bir yaşama mahkum edilmiş durumdayken itibar düşkünü iktidar sahiplerinin aymazlığı sürdürme gayretleri akıl ve izan dışıdır. Bu duruma son verilmelidir. Mevcut siyasi iktidar tarafından bilerek ve isteyerek planlı bir programla yoksullaştırılan , açlığa mahkum edilen işçilerimiz, emeklilerimiz dar ve sabit gelirlilerimiz bu zulme daha fazla tahammül edemez. Sıyırgıları hazırlayalım. Bu iktidarın, ortakları ve benzerleriyle birlikte küreme zamanı gelmiştir.

      Halkçı ve devletçi sosyalist bir iktidara ihtiyaç vardır. Güçleri birleştirmeli bu kokuşmuş düzeni ve müdavimlerini küremeliyiz. Rehber  aramayacağız. Bize ATATÜRK yeter. Atatürk’te birleşelim. Yeniden Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik bir ülke ve yıkılmaz bir düzen kuralım. Karlar erimeden bunu yapalım. Unutmayalım. Her kışın sonu bahardır.


Gürsel GÜZEL | 28.01.2026-  gurselguzel27@gmail.com