Abdullah DAMAR

Abdullah DAMAR

İşte Abdullah DAMARın kaleminden kendi güncel biyografisi 

İlkokula Farklı Başlayan Çocuklar!

2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı ilkokula yeni başlayan çocuklar için 7 Eylül 2026 tarihinde uyum haftasıyla başladı. 14 Eylül 2026 tarihinde de bütün çocuklarla birlikte okula geldiler.

 

2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı ilkokula yeni başlayan çocuklar için 7 Eylül 2026 tarihinde uyum haftasıyla başladı. 14 Eylül 2026 tarihinde de bütün çocuklarla birlikte okula geldiler.

İlkokula başlayan bir çocuk, hayatının en büyük dönüm noktalarından birini yaşarken aynı anda hem yoğun bir heyecan hem de derin bir kaygı ve belirsizlik hisseder. Evin güvenli ortamından ya da oyun odaklı anaokulundan sonra, kuralların ve sorumlulukların olduğu bu yeni dünya çocukta karmaşık duygusal dalgalanmalara yol açar. Çocukların bu süreçte hissettiği temel duygular ve arkasındaki nedenleri şu şekilde sıralayabiliriz;

-Kaygı ve bilinmezlik korkusu: Çocuklar yetişkinler gibi büyük resmi göremezler. Bu yüzden zihinlerinde çok temel ve somut korkular döner.

"Annem/babam beni bırakıp gidecek mi, geri gelecek mi?"

"Tuvaletim gelirse ne yapacağım, yerini nasıl bulacağım?"

"Yemeğimi tek başıma yiyebilecek miyim?"

"Okulun koridorlarında kaybolur muyum?" gibi duyguları sıklıkla yaşarlar.

-Büyük bir heyecan ve merak: Okul alışverişi yapılması, yeni defterler, kalemler ve "artık büyüdün" vurgusu çocukta gurur ve coşku yaratır. Yeni arkadaşlar edinecek olmak, okuma yazmayı öğrenecek olma fikri onları heyecanlandırır.

-Yetersizlik ve performans endişesi: İlk defa "başarı", "kural" ve "değerlendirme" gibi kavramlarla tanışırlar.

"Öğretmenimi memnun edebilecek miyim?"

"Sırada sessizce oturabilecek miyim?"

"Herkes okurken ben geride kalır mıyım?" gibi düşünceler çocukta stres yaratabilir.

-Güvensizlik ve Yalnızlık Hissi: Kalabalık koridorlar, büyük bahçe ve tanımadığı yüzlerce çocuk ilk günlerde çocuğa kendini küçük ve savunmasız hissettirebilir. Henüz aidiyet duygusu gelişmediği için ilk haftalarda okula yabancılaşma çok normaldir.

Bu duygular çocuğun davranışlarına nasıl yansır?

Çocuklar bu yoğun duyguları her zaman sözcüklerle ifade edemezler. Bunun yerine şu belirtiler görülebilir:

Fiziksel şikâyetler: Sabahları karın ağrısı, mide bulantısı veya baş ağrısı (genellikle okul kapısından dönünce geçer).

Davranışsal değişimler: Öfke nöbetleri, huysuzluk, ağlama krizleri veya tam tersi aşırı içe kapanma.

Geriye dönüş: Parmak emme, bebeksi konuşma veya ebeveyne aşırı yapışma isteği.

Peki, bir milyonu aşkın ilkokul birinci sınıf öğrencisi bu duygular, kaygılar ve korkularla okula başlarken, okullarımız bu çocukları nasıl karşılıyor?

Bu bağlamda iki tür karşılamadan söz edebiliriz.

İlki, özel öğretim kurumlarında, bütün öğretmenlerin okul girişinde adeta insan koridoru oluşturarak, müzik eşliğinde önceden hazırlanmış, süslenmiş ve hediyelerle donatılmış sınıflara girmeleri, öğretmenlerinin sıcak bir şekilde sarılarak sınıfa aldığı şanslı öğrenciler.

İkincisi ise devlet okullarında yaşanan karşılama, yani ebeveynlerinin eşliğinde okula giriş, resmi tören, müdürün soğuk konuşması ve yine süslenmiş sınıfa giriş.

Bütün çocuklar ilkokula başlarken yukarıda sıraladığımız duygu kaygı ve korkuları yaşar, ancak bu duygu korku ve kaygıları atlatmakta şanslı olan ve olmayan çocuklar, ülkemizin ve bütün dünya çocuklarının üzüntü verici bir gerçekliğidir.

Yaşamımız boyunca okula farklı başlayan çocuklar gerçekliğini, çocuklar açısından biraz olsun hafifletmek, şanssız çocukların kaygı, korku ve endişelerini gidermek için çaba gösterdik ve göstermeye de devam edeceğiz…

 

Kaynaklar

ERG. Çocuklar Kendini Okula Nasıl Ait Hissederler?

ÇADEM Psikoloji. Okul Öncesi ve İlkokula Başlama Süreci Okula Hazır Oluş ve Uyum


Abdullah DAMAR | 17.09.2026