Mehmet YILDIRIM

Mehmet YILDIRIM

Mehmet Yıldırım, 2 Eylül 1980 tarihinde Gaziantep'in Yavuzeli ilçesine bağlı Sarılar köyünde doğdu. İlk ve orta öğrenimini GAP Görme Engelliler ve Sanat Ortaokulu'nda tamamladıktan sonra, lise eğitimini Şehit Şahin Lisesi'nde sürdürdü.

 

1999 yılında Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü kazandı ve 2003 yılında buradan mezun oldu. Eğitimine devam eden Yıldırım, 2004 yılında Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde pedagojik formasyon eğitimi alarak yüksek lisansını tamamladı.

 

Meslek hayatına öğretmen olarak adım atan Mehmet Yıldırım, 2010 yılından itibaren mezun olduğu Şehit Şahin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Eğitim alanındaki çalışmalarının yanı sıra, sivil toplum faaliyetlerinde de aktif bir rol üstlenmiştir. 2023 yılından itibaren Körleri Eğitim ve Kalkındırma Derneği Gaziantep Şubesi Başkanı olarak görev yapmakta olup, görme engellilerin eğitimi ve toplumsal katılımı konusunda önemli çalışmalara imza atmaktadır.

 

Eğitimci kimliği ve sivil toplum alanındaki çalışmalarıyla dikkat çeken Mehmet Yıldırım, hayatını eğitim ve toplumsal gelişime adamış bir isimdir.

2025’ten 2026’ya Engelli Haklarında Kayıplar, Kazanımlar ve Yeni Umutlar

2025 yılı, engelli bireyler açısından çelişkilerle dolu bir yıl olarak hafızalarda yerini almıştır.

2025 yılı, engelli bireyler açısından çelişkilerle dolu bir yıl olarak hafızalarda yerini almıştır. Bir yandan uzun yıllar mücadele edilerek elde edilen bazı sosyal ve ekonomik haklarda daralmalar yaşanırken, diğer yandan farkındalık, dijital erişilebilirlik ve yerel ölçekte hayata geçirilen kimi uygulamalar umut verici kazanımlar olarak öne çıkmıştır. Bu dönemde özellikle sosyal desteklerin güncellenmemesi, engelli aylıklarının artan hayat pahalılığı karşısında yetersiz kalması ve istihdamda beklenen artışın sağlanamaması, engelli bireylerin en çok hissettiği kayıplar arasında yer almıştır. Kamuda ve özel sektörde erişilebilirlik standartlarının uygulamada aksaması, denetimlerin zayıflaması ve bazı muafiyetlerin fiilen zorlaşması da 2025’in olumsuz hanesine yazılan başlıklar olmuştur.

Buna karşın 2025 yılı tamamen kayıplarla anılmamıştır. Dijital kamu hizmetlerinde erişilebilirlik konusunun daha yüksek sesle dile getirilmesi, bazı belediyelerin engelsiz ulaşım ve sosyal yaşam projelerini yaygınlaştırması, sivil toplumun daha örgütlü ve görünür bir şekilde hak savunuculuğu yapması önemli kazanımlar olarak değerlendirilmiştir. Eğitimde kapsayıcılık söyleminin güçlenmesi, uzaktan eğitim ve dijital materyallerin erişilebilirliğine dair atılan sınırlı da olsa somut adımlar, geleceğe dönük birikimin temelini oluşturmuştur.

2026 yılına girilirken ise engelli bireyler için “yeni bir başlangıç” vurgusu kamuoyunda daha sık dile getirilmeye başlanmıştır. Yeni yılda engelli politikalarının daha bütüncül ele alınacağı, sosyal desteklerin yeniden düzenleneceği ve özellikle istihdam odaklı projelerin önceliklendirileceği yönünde açıklamalar yapılmaktadır. Engellilerin bağımsız yaşamını destekleyen sosyal hizmet modellerinin geliştirilmesi, yerel yönetimlerin erişilebilirlik konusunda daha bağlayıcı sorumluluklar üstlenmesi ve dijital dönüşüm süreçlerinin evrensel tasarım ilkeleriyle uyumlu hale getirilmesi, 2026 için dile getirilen temel başlangıçlar arasında sayılmaktadır.

Bu beklentiler doğrultusunda engelli bireylerin talepleri de net ve güçlüdür. Öncelikle hakların bir lütuf değil, anayasal ve evrensel bir sorumluluk olduğu anlayışının tüm politikalara yön vermesi gerekmektedir. Sosyal yardımların güncel ekonomik koşullara göre düzenlenmesi, istihdamda kota uygulamalarının etkin denetlenmesi, eğitimden sağlığa kadar her alanda erişilebilirliğin istisna değil kural haline gelmesi temel beklentiler arasındadır. Engelli bireylerin karar alma süreçlerine aktif katılımının sağlanması, hak temelli politikaların sahadaki gerçek ihtiyaçlara göre şekillenmesi açısından hayati önemdedir.

Temenni odur ki 2026 yılı, kayıpların telafi edildiği, kazanımların kalıcı hale geldiği ve engelli bireylerin toplumsal yaşamda eşit, onurlu ve bağımsız bireyler olarak var olabildiği bir yıl olsun. Bu hedefe ulaşmanın yolu ise samimi bir siyasi irade, güçlü bir toplumsal dayanışma ve engellilerin sözünü merkeze alan bir anlayıştan geçmektedir. Engellerin değil, hakların konuşulduğu bir gelecek umuduyla, 2026’nın gerçek anlamda yeni bir başlangıç olması en güçlü ortak taleptir.


Mehmet YILDIRIM | 19.01.2026Eğitim