Körleri Eğitim ve Kalkındırma Derneği Gaziantep Şubesi, 15 Ekim Beyaz Baston Görme Engelliler Güvenlik Günü’nde kamuoyuna seslendi. Dernek, kaldırım işgallerinden sesli trafik sinyalizasyonuna, toplu taşımadan dijital erişilebilirliğe kadar birçok alanda kalıcı ve denetlenebilir çözüm istedi.
Körleri Eğitim ve Kalkındırma Derneği Gaziantep Şubesi, 15 Ekim Beyaz Baston Görme Engelliler Güvenlik Günü vesilesiyle görme engelli bireylerin yaşam hakkı, bağımsızlığı, güvenliği ve kent hayatına eşit katılımına dikkat çekti.
Dernek açıklamasında, görme engelli bireylerin karşı karşıya kaldığı en büyük engelin görme kaybı değil, erişilebilirlikten yoksun bir çevre ve yeterince uygulanmayan toplumsal sorumluluklar olduğu vurgulandı. Gaziantep’in tarihi, kültürü, üretimi ve dinamik nüfusuyla büyüyen bir kent olduğu belirtilirken, kaldırımların, yaya yollarının, toplu taşıma sistemlerinin ve kamusal alanların da aynı hızla erişilebilir hâle getirilmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, aksi hâlde büyüyen şehrin bazı vatandaşlar için büyüyen bir özgürlük alanı değil, büyüyen bir engeller zinciri anlamına geleceği kaydedildi.
Ulaşım Ana Planı’ndaki tespitler hatırlatıldı
Dernek açıklamasına göre, Gaziantep Ulaşım Ana Planı’nda kentin bazı noktalarında kaldırımların bozulduğu, yaya geçitlerine araçların park ettiği, bazı kaldırımlarda rampaların bulunmadığı veya standartlara uygun olmadığı, hissedilebilir yüzeylerin yetersiz kaldığı ve bazı yaya üst geçitlerinin engelli erişimine uygun olmadığı tespit edildi.
Dernek, bu tespitlerin yalnızca rapor satırları olmadığını, her gün beyaz bastonuyla sokağa çıkan görme engelli bir bireyin hayatında karşılığı bulunduğunu belirtti.
“Kaldırım yayaların hakkıdır”
Açıklamada, kaldırım üzerine bırakılan motosiklet, elektrik direği, reklam panosu, masa-sandalye, çöp konteyneri veya gelişigüzel park edilmiş bir aracın gören bir vatandaş için geçici rahatsızlık olabileceği, görme engelli birey için ise yön değiştirmek, yola çıkmak, düşmek veya araçla karşı karşıya kalmak anlamına geleceği ifade edildi.
Özellikle yoğun yaya hareketliliğinin bulunduğu şehir merkezi, çarşı ve ticaret bölgelerinde kaldırımların sürekliliği ve engelsizliğinin hayati önem taşıdığı vurgulandı. “Kaldırım, esnafın teşhir alanı; araçların park yeri; motosikletlerin bekleme noktası değildir. Kaldırım, yayaların hakkıdır” denildi.
Dernek, kaldırım işgallerine yönelik denetimlerin dönemsel değil sürekli yapılmasını, görme engelli bireylerin yoğun kullandığı güzergâhların düzenli olarak denetlenmesini istedi.
Hissedilebilir yüzeylerde süreklilik şartı
Görme engelli bireyin kent içindeki yön bulma sisteminin yalnızca beyaz bastondan ibaret olmadığı; hissedilebilir yüzeyler, kaldırım rampaları, sesli trafik ışıkları ve doğru konumlandırılmış kent mobilyalarının bir bütünün parçası olduğu belirtildi.
Bir noktada başlayan hissedilebilir yolun birkaç metre sonra araç, direk, tabela veya başka bir engelle kesilmesinin erişilebilirliği kâğıt üzerinde bıraktığı ifade edildi. Çözüm olarak, Gaziantep’teki yaya güzergâhlarının evden başlayıp ulaşılacak noktaya kadar kesintisiz, güvenli ve erişilebilir bir bütün olarak planlanması istendi.
Yeni yapılacak kaldırım, kavşak, meydan ve ulaşım projelerinde görme engelli bireylerin ve engelli örgütlerinin görüşlerinin proje sonunda değil, planlamanın başından itibaren dikkate alınması gerektiği vurgulandı.
Toplu taşımada sesli bilgilendirme sürekli çalışmalı
Gaziantep’te görme engellilerin toplu taşımaya bağımsız erişebilmesi için durak ve otobüs bilgilerini sesli sunan teknolojik uygulamaların hayata geçirildiği hatırlatıldı. Ancak meselenin yalnızca sistemin varlığı değil, her gün, her hatta ve güvenilir biçimde çalışması olduğu ifade edildi.
Bir görme engelli vatandaşın otobüse binmek için şoförün kendisini fark etmesini beklemek zorunda kalmaması, gideceği durağı başka bir yolcuya sormaması gerektiği belirtildi. Durağın yerini bulmak için rastgele insanların yardımını beklemenin bağımsız ulaşım olmadığı kaydedildi.
Bu kapsamda toplu taşıma araçlarında ve duraklarda sesli bilgilendirme sistemlerinin eksiksiz ve sürekli çalışması, durakların erişilebilir güzergâhlarla bağlantılı olması, sürücülerin görme engelli yolcuların ihtiyaçları konusunda düzenli eğitilmesi ve arızaların hızlı giderilmesi talep edildi.
Trafik ışıkları görme engelli için de konuşmalı
Açıklamada, bir caddeyi karşıdan karşıya geçmenin gören bir vatandaş için sıradan bir eylem olabileceği, görme engelli birey için ise trafik akışının yönünü ve geçiş zamanını algılamanın doğrudan can güvenliği meselesi olduğu vurgulandı.
Gaziantep’te erişilebilir yaya butonları ve sesli uyarı sistemlerine yönelik uygulamalar bulunduğu, ancak erişilebilirliğin birkaç kavşakta sağlandığında değil, görme engelli bireyin kent içindeki ulaşım zincirinin tamamında güvenli geçiş sağlayabildiğinde anlam kazanacağı belirtildi. Sesli sinyalizasyon ve erişilebilir yaya butonlarının ihtiyaç duyulan tüm kavşaklara yaygınlaştırılması, mevcut sistemlerin düzenli bakım ve işlevsellik denetiminden geçirilmesi istendi.
Kamusal alanlarda erişilebilirlik bütün şehrin standardı olmalı
Gaziantep’te erişilebilirlik konusunda önemli çalışmalar ve erişilebilirlik belgesi alan kamu hizmet birimleri bulunduğu belirtilirken, erişilebilirliğin birkaç örnek binanın başarısı değil, bütün şehrin standardı olması gerektiği ifade edildi. Hastanelerden belediye hizmet binalarına, üniversitelerden adliyelere, parklardan kültür merkezlerine kadar bütün kamusal alanlarda görme engelli bireyin mümkün olduğunca bağımsız hareket edebilmesinin hedeflenmesi gerektiği kaydedildi.
Eğitim, istihdam ve dijital erişilebilirlik
Dernek, görme engelli bireyin hayatının yalnızca kaldırımda başlamadığını, kaldırımda da bitmediğini belirtti. Eğitime, bilgiye ve istihdama erişemeyen bir bireyin şehir içinde özgürce hareket edebilmesinin tek başına yeterli olmayacağı vurgulandı.
Gaziantep’te görme engelli bireylerin dijital ve sesli kütüphane kaynaklarına erişebilmesine yönelik hizmetler bulunduğu, ancak eğitim materyallerinin, sınavların, kamu duyurularının, internet sitelerinin ve dijital başvuru sistemlerinin erişilebilirliğinin bütüncül ele alınması gerektiği ifade edildi. “Bir iş ilanı okunamıyorsa, bir başvuru formu doldurulamıyorsa, bir kamu hizmetine dijital olarak erişilemiyorsa orada hâlâ bir engel vardır” denildi.
Kamu kurumları, üniversiteler ve özel sektör arasında iş birliği geliştirilerek görme engelli bireylerin eğitim ve istihdamını artıracak somut hedefler belirlenmesi, dijital kamu hizmetlerinin ekran okuyucular ve diğer yardımcı teknolojilerle tam uyumlu hâle getirilmesi çağrısı yapıldı.
“Beyaz bastonu vermek yetmez”
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin engelli bireylere beyaz baston ve çeşitli yardımcı cihaz desteği sunduğu hatırlatılan açıklamada, bu desteklerin sürdürülmesinin önemli olduğu, ancak beyaz bastonu vatandaşın eline vermenin tek başına yeterli olmadığı belirtildi. “O beyaz bastonun üzerinde güvenle ilerleyebileceği bir şehir de inşa etmek gerekir” ifadeleri kullanıldı.
Yerel yönetimler, kamu kurumları ve ilgili paydaşlardan beklentinin, Gaziantep’in erişilebilirlik politikalarının görme engelli bireylerin ve engelli örgütlerinin aktif katılımıyla, ölçülebilir hedefler ve düzenli denetim mekanizmaları üzerinden yürütülmesi olduğu kaydedildi.
“Acınmak değil, anlaşılmak istiyoruz”
Açıklamanın sonunda, evinden çıkan görme engelli bireyin kaldırımda park edilmiş araçla karşılaşmadığı, hissedilebilir yüzeyin yolun ortasında kaybolmadığı, trafik ışığının güvenli geçiş için ona da ses verdiği, otobüsün hangi hat olduğunu bağımsız öğrenebildiği, ineceği durağı başkasının yardımına ihtiyaç duymadan anlayabildiği, hastaneye, okula, belediyeye, üniversiteye veya iş yerine erişirken sürekli refakatçi aramak zorunda kalmadığı, dijital hizmetlerden eşit yararlandığı ve kendisi hakkında alınan kararlarda söz sahibi olduğu bir Gaziantep istendi.
Dernek, “Biz acınmak değil, anlaşılmak; ayrıcalık değil, eşitlik; yardım değil, haklarımızın eksiksiz biçimde hayata geçirilmesini istiyoruz. Beyaz bastonlarımızın ucunda yalnızca bir yol değil, bağımsız yaşama hakkımız vardır” mesajını paylaştı.
Açıklamada ayrıca, “Bir şehir, en hızlı yürüyen insanına göre değil; en fazla engele rağmen yolunu bulmaya çalışan vatandaşına ne kadar güvenli bir yol sunduğuna göre insanidir” denilerek, erişilebilirliğin bir proje başlığı olmaktan çıkarılıp Gaziantep’in bütüncül, kalıcı ve denetlenebilir kent politikası hâline getirilmesi çağrısı yapıldı.








