Adana’nın Saimbeyli ve Osmaniye’nin Sumbas ilçelerinde dün kısa aralıklarla üç deprem meydana geldi.
AFAD verilerine göre, saat 14.19’da Adana’da 4,8; 14.36’da Saimbeyli merkezli 4,9; 14.43’te ise Sumbas merkezli 5,2 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi. Depremlerin 24 dakika içinde gerçekleştiği ve şu ana kadar olumsuz bir duruma ilişkin bildirim bulunmadığı belirtildi. Sarsıntıların yaklaşık 8,67 ve 7 kilometre derinlikte olduğu aktarıldı. Son 24 saatte bölgede toplam 113 deprem yaşandı.
AFAD’ın 5,2 büyüklüğündeki depreme ilişkin ön raporunda, sarsıntının yerin 7 kilometre derinliğinde meydana geldiği, merkez üssüne en yakın yerleşim yerinin Feke’ye bağlı Akoluk köyü olduğu belirtildi. Raporda, ana şok sonrasında büyüklükleri 1,0 ile 2,4 arasında değişen 16 artçı depremin kaydedildiği ifade edildi. Bölgede 1900’den bu yana 4 ve üzeri büyüklükte 32 deprem yaşandığı, en büyüğünün 5,7 olduğu; 1900 öncesine ait 3 tarihsel deprem kaydı bulunduğu bilgisi paylaşıldı. AFAD, hasarlı yapı bulunması halinde bu yapıların kullanılmaması uyarısında bulundu.
Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, sarsıntıların Saimbeyli ve Savrun fayları arasında meydana geldiğini belirtti. Bu iki fayın 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından enerji biriktiren hatlar arasında değerlendirildiğini ifade eden Sözbilir, benzer büyüklükteki depremlerin bir süre “deprem fırtınası” şeklinde devam edebileceğini söyledi. Halkın panik yapmaması ve yetkililerin yönlendirmelerine uyması gerektiğini vurguladı.
Çukurova Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Güneyli ise mevcut verilere göre depremlerin küçülerek ve aralarındaki süre uzayarak sönümleneceğini değerlendirdi. Sarsıntıları, 6 Şubat depremlerinde oluşan elastik deformasyon enerjisinin batı ve güneybatıya aktarılması sonucu ortaya çıkan hareketlilik olarak yorumladı. 5,2’lik depremden önce 5 küçük sarsıntı, sonrasında ise 22-25 daha küçük deprem olduğunu belirten Güneyli, artçıların daha uzun aralıklarla sürebileceğini söyledi. Karataş-Yumurtalık fayının gelecekte deprem üretme potansiyeline dikkat çeken Güneyli, yağışlı dönem, yüksek eğim ve zemin koşulları nedeniyle bölgede toprak kayması ve kaya düşmesi riskinin arttığını, halkın bu konuda tedbirli olması gerektiğini ifade etti.








