Gaziantep'te Toplum Ruh Sağlığı Merkezi'nin Kapatılması Tepki Çekti
Haber Kategorisi: Sağlık

Gaziantep'te Toplum Ruh Sağlığı Merkezi'nin Kapatılması Tepki Çekti

Hasta yakınları ve sivil toplum kuruluşları, Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğü'nün Toplum Ruh Sağlığı Merkezi'ni tadilat gerekçesiyle kapatmasına tepki gösterdi.

 

Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğü tarafından alınan kararla, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi'nin tadilat gerekçesiyle kapatıldığı duyuruldu. Ancak hastalar ve hasta yakınları, tadilatın ne kadar süreceği konusunda bilgilendirilmezken, kendilerine geçici bir hizmet binası da gösterilmedi.

Konuya ilişkin açıklama yapan sivil toplum temsilcileri, sağlık hakkının en temel yaşamsal hak olduğunu vurgulayarak, "Tadilat gerekçesiyle sağlık hakkı ortadan kaldırılamaz" dedi.

"Tedavinin aksaması intihar riskini artırıyor"

Ruhsal hastalıklarda tedavinin düzenli ve sürekli olmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekilen açıklamada, "Aksayan tedavi ve ani değişimler hastalarda atak ve intihar riskini artırmaktadır. Kararla ilgili risklerin öngörülememesi, Gaziantep Üniversitesi'nin insan hayatını değil, binayı önceleyen bir yaklaşım sergilediğini göstermektedir" ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, üniversitelerin fakülte binalarında tadilat yaparken öğrencilerin eğitim hakkını ya da yoğun bakım hastalarının tedavisini durduramayacağı gibi, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi'nden hizmet alan ruhsal engellilerin sağlık hakkının da engellenemeyeceği vurgulandı.

Çölaşan ve Kapışmak'a tepki

Öte yandan, gazeteci Emin Çölaşan'ın 24 Ocak 2026 tarihli köşe yazısında kullandığı ifadeler ve sosyal medya fenomeni Aşkım Kapışmak'ın paylaşımları da tepkiyle karşılandı.

Açıklamada, Çölaşan'ın "ruhsal hastalık ve engelliliğe sapıklık, kötülük ve şımarıklık" eşitlemesi yaparak damgalama yarattığı, Kapışmak'ın ise ruhsal engellileri hedef alarak aile kurumuna saldırdığı belirtildi.

"Damgalama devlet politikası haline getirildi"

Sivil toplum temsilcileri, bu tür ifadelerin devlet tarafından sahiplenilmemesini ve toplumun duyarsızlığını eleştirerek, "Ruhsal engelliliğe dayalı ayrımcılığın ve damgalamanın devlet politikası haline getirildiği anlaşılmıştır" değerlendirmesinde bulundu.

Açıklamada, ruhsal engelliler ve yakınları olarak gerekirse devlete karşı onur davaları açabilecekleri belirtilerek, Cumhurbaşkanı'na çağrı yapıldı: "Sayın Cumhurbaşkanımızı yaklaşık beş milyonu aşkın ruhsal engelli ve yakını vatandaşının Cumhurbaşkanı olmaya davet ediyoruz."

"Terör örgütü değil, sivil toplum örgütüyüz"

Kendilerine yönelik eleştirilere de yanıt verilen açıklamada, "Toplumsal karşılığı olmayan gayri meşru demektir. Biz; terör ve suç örgütü değil; sivil toplum örgütüyüz. On yedi yıldır kararlılıkla mücadelesine devam eden, alanında BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi temelli çalışan Türkiye derneğiyiz" denildi.

Açıklamanın sonunda, "Ruhsal hasta ve engelliler; kötü, şımarık, sapık, toksik, tuhaf değildir. Şizofreni hastaları sokaktan temizlenmesi gereken çöp, mikrop, suçlu değildir" ifadeleriyle toplumsal farkındalık çağrısı yapıldı.