Gaziantep...
Haber Kategorisi: Gaziantep

Gaziantep...

Gaziantep, Türkiye'nin birçok bakımdan önemli bir ili. Son zamanlarda her ne kadar Türkiye'nin en çok konkordato ilan edilen şehirlerinin başında geliyor olsa da fıstığı, üzümü, baklavası, halısı, bakır işi, bin bir çeşit yemeği bitmez.

Gaziantep...

Gaziantep, Türkiye'nin birçok bakımdan önemli bir ili. Son zamanlarda her ne kadar Türkiye'nin en çok konkordato ilan edilen şehirlerinin başında geliyor olsa da fıstığı, üzümü, baklavası, halısı, bakır işi, bin bir çeşit yemeği bitmez.

Gaziantep’te çeşitli nedenlerle zaten yerli Antepli’nin göç etmesi nedeniyle çok fazla sayıda olmadığını, son otuz yılda çok daha hızlı biçimde azaldığını biliyoruz. Gaziantep'te diğer ilçe ve köyler, daha sonrada Urfa’dan, Adıyaman'a (ağırlıklı olarak BESNİ), Malatya, Maraş, Siirt, Mardin, Van, Şırnak, Cizre vs. Yani doğu ve güneydoğu Anadolu’nun birçok il ve ilçesinden Kürt yurttaşların da oldukça yoğun olduğu bir şehir. Bu arada en fazla göçün Urfa’dan olduğu yazılmıştı. Urfa’nın da Suruç ilçesinden, daha sonra bunlara eklenen ve bir milyon civarında olduğu iddia edilen Suriyeli’ler son zamanlarda kütür, sanat, edebiyat konularında yerinde saymakta ve maalesef yeni Ülkü Tamer’ler yeni Edip Akbayram’lar çıkartamamaktadır. Kaldı ki bu anlamda bütün Türkiye'de bir çoraklık görülmektedir. Nerede yeni Nazım Hikmet’ler nerede yeni Mahsuni Şerif’ler?

Bu şehirle ilgili kitaplar yazılabilir, bu şehre dair çok şey söylenebilir ama bu şehirde kelimenin tam anlamıyla siyaset var denemez.

Siyaset yönetme sanatıysa eğer; evet siyasetçi var ama siyaset yok! Neden? Çünkü bizde her işi kitabına uydurmak var.

Bugün yapay zekaya sordum. O diyor ki: Siyaset güç ilişkilerini yönetmek ve kaynakların dengeli dağılımını sağlamak, toplumsal barışı tesis etmek, bunlar için yasa çıkarmak vs.

Siyaset neden yok?
Siyasetin olduğu yerde (burada AKP’den söz etmeyeceğim, o zaten bizim siyaset anlayışımızın dışında, din merkezli bir yönetim anlayışını savunuyor, her şeyden önce bu anlayışın ne olduğunu bilmeliyiz.) ama muhalefet partisinde siyasi çalışma tarzları, vizyonları, bakımından ben bir Muzaffer Ertürk olayı hatırlıyorum. Hatırlamak istemiyorum. Hayri Sucu’nun son söyledikleri , onu da hatırlamak istemiyorum.s

Liyakat diye bir sözcük var, buna neredeyse bütün Türkiye'de maalesef uyan kalmamış.

İktidarın bunca aşındığı bir süreçte ana muhalefet partisi yetkililerinin Gaziantep'te her birine   çekirdek on, on beş bin kadro gerekir, o kadrolar çalıştırılırsa, yüzbinlere ulaşılır. Bu mümkün olabilir mi? Bu konuda endişeliyim. Bırakalım on beş bin kişiyi, her yönetici vasıflı, nitelikli 150 dinamik, aktif, bilinçli ve bu ise aşkla sarılan kişi bile bulmakta zorlanacaktır diye düşünüyorum.

Gelin bu işi hafife almayın. Politik bilinci, örgütleme yeteneği en gelişmiş arkadaşlarla çalışın.
Belki ulu orta değil ama uygun yol ve yöntemlerle partinizi eleştirin. İtirazlarınızı bildirin, korkmayın!..

Katılımcılığı olabileceği en üst noktalara taşıyın ve tabanın katılımını esas alın. Birleşebilecek bütün güçlerle birleşin.

Vatan severliği, bağımsızlık ve özgürlük aşkını bir an bile elden bırakmayın o zaman görün Gaziantep’i...


Ahmet ATILMIŞ | 24.10.2026 – aatilmis@hotmail.com