Rotterdam Klasik Türk Müziği Korosu 25. Yıl Konserini Verdi
Haber Kategorisi: Kültür-Sanat

Rotterdam Klasik Türk Müziği Korosu 25. Yıl Konserini Verdi

Hollanda’nın kültür ve sanat hayatında önemli bir yere sahip olan Rotterdam, 09 Mayıs 2026 Cumartesi akşamı unutulmaz bir geceye ev sahipliği yaptı.

Yıllardır Türk sanat müziğini Avrupa’da yaşatan ve nesilden nesile aktarmayı başaran Rotterdam Klasik Türk Müziği Korosu, 25. yıl özel konserini Rotterdam’ın en önemli kültür merkezlerinden biri olan Theater Zuidplein’de gerçekleştirdi. Çeyrek asırlık sanat yolculuğunun kutlandığı bu gece, yalnızca bir konser değil; kültürün, dostluğun, vefanın ve insan sevgisinin buluştuğu tarihi bir geceydi.

Daha salonun kapısından içeri girildiği ilk andan itibaren farklı bir atmosfer hissediliyordu. İnsanların yüzlerinde heyecan, gözlerinde ise uzun yılların emeğine duyulan saygı vardı. Türkiye’den ve Hollanda’dan gelen özel davetliler, sanatseverler, müzisyenler ve gönüllüler aynı çatı altında buluşmuştu. O gece yalnızca bir konser izlenmedi; adeta ortak bir kültürün kalbi aynı ritimde attı.

Birbirinden değerli müzisyenlerden ve güçlü solistlerden oluşan dev kadro, Şef Burak Savaş yönetiminde sahne aldı. Sahnedeki disiplin, uyum ve profesyonellik izleyenleri büyüledi. Türk sanat müziğinin eşsiz eserleri seslendirilirken salondaki herkes zaman zaman duygulandı, zaman zaman da alkışlarla geceye eşlik etti. Her eser, geçmişten bugüne uzanan bir kültür köprüsü gibiydi. Türküler, makamlar, ezgiler ve nameler insanların ruhuna sevgiyle işledi.

Rotterdam Klasik Türk Müziği Korosu Başkanı Erhan Günbulut için ise bu gece çok daha özel bir anlam taşıyordu. Çünkü bir koronun 25 yıl boyunca ayakta kalması yalnızca sanatla değil; emekle, fedakârlıkla, sabırla ve büyük bir gönül bağıyla mümkündü. Başkan Erhan Günbulut’un gözlerindeki mutluluk ve gurur, salondaki herkes tarafından hissediliyordu. Çeyrek asırlık bir sanat yolculuğunun yıl dönümünü kutlamak kolay değildi. Bu başarı, Hollanda’daki Türk toplumunun kültürüne sahip çıktığının en güçlü göstergelerinden biriydi.

Gecenin sunumunu üstlenen başarılı sunucu Kutsal Ağdaş da geceye ayrı bir değer kattı. Sahnedeki duruşu, etkileyici konuşmaları ve izleyiciyle kurduğu sıcak bağ sayesinde konser daha da anlamlı hale geldi. Seyirciler yalnızca müziği değil, sahnedeki samimiyeti de hissetti. Kutsal Ağdaş’ın ilerleyen yıllarda Hollanda televizyonlarının en çok aranan sunucularından biri olacağına inananların sayısı oldukça fazlaydı. Çünkü onun enerjisi, sahne hâkimiyeti ve insanlarla kurduğu bağ gerçekten dikkat çekiciydi.

Konserin en anlamlı detaylarından biri ise Anneler Günü’nün unutulmamasıydı. Bir gün sonra kutlanacak olan Dünya Anneler Günü nedeniyle salona gelen kadınlara kırmızı güller dağıtıldı. Bu ince düşünce salondaki herkesin büyük takdirini topladı. Kadına verilen değeri ve saygıyı gösteren bu davranış, koronun yalnızca sanata değil insana da önem verdiğinin en güzel örneklerinden biri oldu. Bu anlamlı organizasyonda Serap Orman ve diğer günüller ve  genç yazar Ökkeş Yıldırım gönüllü olarak yer aldı. Güllerin dağıtımı sırasında oluşan dayanışma ve sıcaklık salonda duygu dolu anların yaşanmasına neden oldu.

Ben, Ökkeş Yıldırım olarak 02 Haziran 2024 tarihinden bu yana koronun düzenlediği her konsere katılıyorum. Bu yıl beni gönüllü olarak aralarına almaları ise hayatım boyunca unutamayacağım bir anlam taşıdı. Çünkü insan bazen kendisini ait hissettiği bir ortam arar. O gece ben yalnızca bir izleyici değildim; o büyük sanat ailesinin bir parçası olduğumu hissettim. Bu benim için tarif edilmesi zor bir duyguydu.

Konserde Hollanda’nın tanınmış ve saygı duyulan isimleri de yer aldı. Eski milletvekili Çoşkun Çörüz, bugün Uluslararası Çocuk Kaçırma Merkezi’nde önemli bir görev yürütmektedir. Yıllardır Hollanda’da önemli çalışmalara imza atan Çörüz, iki toplum arasında köprü kuran değerli isimlerden biridir. Yine eski milletvekili Fadime Örgü de geceye katılan önemli isimler arasındaydı. Şu anda Hollanda Kraliyet Ödülleri jürisinde görev yapan Fadime Örgü’nün salondaki varlığı da geceye ayrı bir anlam kattı. Hollanda’da başarılarıyla kendilerini kanıtlamış bu değerli insanlarla aynı ortamda bulunmak benim için büyük bir gurur kaynağıydı.

Gecenin en duygusal anlarından biri ise benim sahneye davet edildiğim andı. O an gözlerimdeki yaşlara hâkim olamadım. Başkan Erhan Günbulut’un bana çiçek takdim etmesi, hayatım boyunca unutamayacağım bir anı olarak kalacak. İçimde hissettiğim mutluluğu ve heyecanı tarif etmek gerçekten mümkün değildi. Kültür ve sanat insanlarının arasında bulunmak bana umut verdi. Sanki karanlık bir gecede gelen beyaz bir posta güvercini gibiydi o his… İnsan bazen yalnızca değer gördüğü yerde nefes alabildiğini hisseder. O gece ben tam olarak bunu yaşadım.

Ayrıca 25. yıla özel hazırlanan ve benim için manevi değeri çok büyük olan özel bir gömlek de imzalandı. Koro ekibi, davetliler ve sanat dünyasından önemli isimlerin imzalarının yer aldığı bu gömlek benim için unutulmaz bir hatıra oldu. Yıllar sonra bile o gömleğe baktığımda bu özel geceyi aynı duygularla hatırlayacağıma eminim.

Elbette her etkinlik sona erer. Salonun ışıkları kapanır, insanlar evlerine döner. Ancak bazı geceler vardır ki etkisi insanın ruhunda yaşamaya devam eder. İşte bu konser de tam olarak böyle bir geceydi. Çünkü sanat yalnızca dinlenen bir şey değildir; insanın içine işler, insanın hayatına yön verir. O gece salonda bulunan herkes biraz daha umutlu, biraz daha huzurlu ayrıldı.

Rotterdam’daki büyük konserin ardından koronun ikinci durağı kardeş ülke Azerbaycan oldu. 15 Mayıs 2026 tarihinde Bakü’de gerçekleştirilen konser de büyük ilgi gördü. Bakü’de sanatseverlerin salonu doldurması ve konser boyunca ayakta alkışlarla eşlik etmesi unutulmaz görüntüler oluşturdu. Azerbaycan halkının sanata ve kültüre verdiği değer bir kez daha ortaya çıktı.

Bakü benim için ayrıca çok özel bir şehir. Çünkü dünya şairimiz Nazım Hikmet’in izlerini taşıyan bir şehir. Yıllar önce Nazım Hikmet’i bağrına basan Bakü, bugün de Rotterdam Klasik Türk Müziği Korosu’nu aynı sevgiyle karşıladı. Bu benim için yalnızca bir konser değildi; tarihle, kültürle ve sanatla kurulan güçlü bir bağdı. Bir genç olarak bu anıları ömrüm boyunca unutmayacağım. Belki yıllar geçecek, insanlar değişecek, zaman akıp gidecek ama o gecelerin ruhu hep yaşayacak.

Sanat gerçekten dünyanın en büyük birleştirici gücüdür. Bir konser salonunda farklı milletlerden, farklı renklerden, farklı hayat hikâyelerine sahip insanların aynı ezgide buluşması bunun en güzel kanıtıdır. Çünkü müzik; dili, sınırları ve farklılıkları aşar. İnsanları aynı duyguda birleştirir.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi:

“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”

İşte Rotterdam Klasik Türk Müziği Korosu da 25 yıldır o hayat damarını yaşatmaya devam ediyor.