Gaziantep'te Engelli Kadına Yönelik Cinsel Saldırıya Kadın Platformundan Sert Tepki
Haber Kategorisi: Gaziantep

Gaziantep'te Engelli Kadına Yönelik Cinsel Saldırıya Kadın Platformundan Sert Tepki

Kentte konuşma ve zihinsel engelli 23 yaşındaki bir kadının beş kişi tarafından cinsel istismara uğradığı iddiası, kamuoyunda büyük öfkeye yol açtı.

 Olayın ardından Gaziantep Demokratik Kadın Platformu öncülüğünde Yeşilsu’da bir araya gelen kadınlar, saldırıyı protesto etti ve yetkililere seslendi.

Platform adına konuşan Gülfidan Özpolat, kadın ve çocuklara yönelik şiddetin ancak köklü politik değişimlerle engellenebileceğini vurguladı. Özpolat, cinsiyet eşitliğini güçlendiren uygulamalar hayata geçirilmediği, mağdurları koruyan mekanizmalar işletilmediği ve faillerin cezasız kaldığı bir sistemde şiddetle mücadelenin mümkün olmadığını ifade etti. Kadın cinayetleri ve cinsel saldırılarda failin değil mağdurun sorgulandığı mevcut anlayışın terk edilmesi gerektiğini belirterek, kadının yaşam hakkını merkeze alan bir hukuk düzeninin aciliyetine dikkat çekti.

Özpolat, kadın mücadelesinin yalnızca kadınları ilgilendiren bir konu olmadığını, erkek şiddetine karşı verilen mücadelenin eşit ve özgür bir toplum inşasının temeli olduğunu söyledi. Kadına yönelik şiddeti olağanlaştıran eril söylemleri, mağduru suçlayan medya anlatılarını ve cezasızlık siyasetini eleştiren Özpolat, bu anlayışa karşı susmayacaklarını ve her türlü tahakküm ilişkisinden arınmış bir yaşam için mücadeleyi sürdüreceklerini dile getirdi.

Konuşmasında engelli bir bireye yönelik saldırıda mağdurun rızasını varsaymanın ya da saldırıyı kurbanın davranışlarıyla açıklama çabalarının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Özpolat, cinsel saldırının sorumluluğunun asla mağdura yüklenemeyeceğini belirtti. Kadına yönelik şiddet vakalarında sıklıkla “Neden oradaydı?”, “Neden karşı koymadı?” gibi sorularla faillerin eylemlerinin meşrulaştırıldığını hatırlatan Özpolat, asıl sorgulanması gereken soruları sıraladı: “Neden bir kadına şiddet uygulanıyor?”, “Neden failler korunuyor?”, “Devlet neden kadınları etkin biçimde korumuyor?” ve “Erkek şiddetinin yeniden üretilmesine neden izin veriliyor?”

Özpolat, cinsel saldırıları yalnızca bireysel sapma veya istisnai olaylar olarak görmenin, sorunun toplumsal ve siyasal boyutunu görünmez kıldığını ifade etti. Kadına yönelik şiddetle mücadelenin faillerin cezalandırılmasıyla sınırlı olmadığını, devletin koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi, caydırıcı yasal düzenlemeler yapması ve önleyici politikalar geliştirmesi gerektiğini aktardı.

Gaziantep’te yaşanan son olaya da değinen Özpolat, evinden bakkala gitmek üzere çıkan genç kadının saatler sonra bulunduğunda işaret diliyle tanımadığı kişilerce zorla bir araca bindirilerek saldırıya uğradığını anlattığını hatırlattı. Bu olayın, kadınların sokakta dahi güvende olmadığı gerçeğini tüm açıklığıyla gözler önüne serdiğini dile getirdi.

Özpolat, sosyal medyada olayla ilgili kullanılan bazı dillere de tepki gösterdi. “Rızası vardı” imasıyla kadını suçlayan, faili sorumluluktan kurtaran ve tecavüzü meşrulaştırmaya çalışan bu söylemlerin, erkek egemen zihniyetin ve tecavüz kültürünün tezahürü olduğunu kaydetti. Bir kadının bakkala gitmesi, sokakta bulunması, bir araçtan inmesi ya da giyimi gibi hiçbir koşulun cinsel saldırıyı meşru kılamayacağını vurguladı.

Platform, yetkililere seslenerek kadın ve çocukların yaşam hakkını koruyan, failleri cezasız bırakmayan, mağdurları ikincil travmaya uğratmayan bir adalet sisteminin ivedilikle kurulması çağrısında bulundu.