Sırrı Taşkın ELMA

Sırrı Taşkın ELMA

Yazar

Kaskın Arkasında Kim Var? Motor Kuryelerde İsim Zorunluluğu Getirilmeli mi?

Son yıllarda motosiklet kullanımı ve özellikle motorlu kurye sayısı büyük bir hızla arttı. Bununla birlikte hem trafik güvenliği hem de kamu güvenliği açısından yeni düzenlemelere ihtiyaç duyuluyor.

Son yıllarda motosiklet kullanımı ve özellikle motorlu kurye sayısı büyük bir hızla arttı. Bununla birlikte hem trafik güvenliği hem de kamu güvenliği açısından yeni düzenlemelere ihtiyaç duyuluyor.

Motor ve motosiklet kullanıcılarının olası kazalarda daha az zarar görmesi amacıyla koruyucu ekipman, güvenli kıyafet ve kask kullanımı artık vazgeçilmez bir zorunluluk hâline geldi. Bu uygulamalar elbette son derece yerinde ve hayat kurtarıcıdır.

Ancak bana göre bu güvenlik önlemlerine eklenmesi gereken önemli bir düzenleme daha var.

Motorcuların ve özellikle motorlu kuryelerin kullandıkları montların sırt ve göğüs kısmında okunabilecek büyüklükte isim veya kimlik numarası bulunması zorunlu hâle getirilebilir.

Bu uygulama ilk bakışta küçük bir ayrıntı gibi görünse de hem güvenlik hem de vatandaş memnuniyeti açısından önemli katkılar sağlayacaktır.

Özellikle son yıllarda motosiklet kullanılarak gerçekleştirilen suçlarda, şüphelilerin kask nedeniyle yüzlerinin tespit edilmesi oldukça zor olabiliyor. Oysa kıyafetlerinin ön ve arka kısmında yer alacak belirgin bir isim ya da kimlik numarası, kolluk kuvvetlerinin olayları daha hızlı değerlendirmesine yardımcı olabilir.

Bunun yanında motorlu kuryeler açısından da önemli avantajlar sağlayacaktır.

Bugün bir kurye sipariş teslim etmek için apartmana girdiğinde çoğu zaman kaskını çıkarmıyor. Vatandaş da doğal olarak teslimatı yapan kişinin yüzünü göremiyor.

Teslimat sonrasında ilgili firma aranarak teşekkür edilmek ya da şikâyette bulunulmak istendiğinde ise genellikle şu ifadeler kullanılıyor:

“Boyu uzundu.”

“Kısaydı.”

“Zayıftı.”

“Şişmandı.”

Bu tariflerin hiçbirisi sağlıklı bir tanımlama yöntemi değildir.

Oysa vatandaş, “Göğsünde ve sırtında Ahmet yazıyordu.” ya da “Kimlik numarası 125’ti.” diyebilse, müşteri temsilcileri de ilgili personeli çok daha kısa sürede tespit edebilir.

Üstelik bu uygulama yalnızca firmaların işini kolaylaştırmaz. Olası bir tartışma, suç duyurusu veya adli olayda kolluk kuvvetlerine verilecek bilgiler de çok daha net ve sağlıklı olur.

Aslında bunun benzerini yıllardır ticari taksilerde görüyoruz.

Bugün herhangi bir olumsuzluk yaşadığımızda, “Sarı taksiye bindim.” demiyoruz.

Doğrudan aracın plakasını söylüyor, hatta çoğu zaman tavanındaki plaka numarasını bile yetkililere bildiriyoruz. Bu sayede ilgili aracın ve sürücünün tespiti saniyeler içerisinde yapılabiliyor.

Motorlu kuryelerde de benzer bir sistem uygulanabilir.

Firmaların logoları zaten kıyafetlerin üzerinde bulunuyor. Buna ek olarak ön ve arka bölümde büyük puntolarla isim ya da güvenlik amacıyla oluşturulacak özel bir personel kodunun yer alması, hem vatandaşın güven duygusunu artıracak hem de kurye personelini haksız ithamlardan koruyacaktır.

Aynı zamanda bu uygulama, kötü niyetli kişilerin kurye kılığına girerek suç işlemesini de önemli ölçüde zorlaştırabilir.

Toplum güvenliği bazen büyük projelerle değil, küçük ama etkili düzenlemelerle güçlenir.

Belki de motorlu kuryelerin sırtında ve göğsünde yer alacak bir isim ya da personel kodu, hem vatandaşın kendini daha güvende hissetmesini sağlayacak hem de yaşanabilecek birçok olayın daha kısa sürede aydınlatılmasına katkı sunacaktır.

Düşünmeye değer bir öneri değil mi?



Sırrı Taşkın Elma | 06.08.2026