• 0 342 230 85 91 -Whatsapp
Tuba CANPOLAT

Tuba CANPOLAT

Yazar

Güncel yazılar

E-Posta:

100 yaşında ve genceciksin, hâlâ...

100 yaşındasın, bizimlesin ve pırıl pırılsın.

Gencecik ve 100 yaşında. 

Seni küçük kız çocuklarının heyecanlı şiirlerinde, yerden bayrağı alıp öpenlerin kamera görüntülerinde, çiftçinin nasırlı ellerini çeken bankaların reklam filmlerinde görüyoruz en çok. Sen bizimlesin  ve göğsün heyecanla dolu. 

Ağızdan çıkan dumanlı bir nefes gibi süzüldüğünü ve karıştığını düşünüyorum hayata, sulara, çok konuşulan masalara, öğretmenler odasına, işçi kıraathanelerine,fabrikalara, vardiyadan dönenlerin yorgun argın anahtar aramalarına ceplerinden. 

Buradaydın ve 100 yaşındaydın, genceciktin. 

Seni çiçeklerle karşılayan kadınlar,adamlar, şehirler vardı ama bir şeyler arıyordun.

Neydi o?

Ellerine bakamıyordum çünkü süzülen bir nefestin bugün. 

Ağzımızdan değil yüreğimizden çıkmıştın, çok eskilerin yüreğinden sanki. 

Bir şey arar gibi geziyordun ya,

korkuyor muydun dolaşırken aramızda?

Sen eskiden de bu kaldırımlarda olay yeri şeridi görüyor muydun? 

Eskiden de mi alın teriydi canımızı alan?

Çocuklar çöpten ekmek, çöpte ekmek, çöpte ölü müydü?

Kadınlar, balkonlardan dünyaya... 

Balkonlardan dünyaya, dünyadan asfaltlara

Beyaz tebeşirden silüet miydi?

Herkes bir diğerine sevilmemiş her şey gibi mi yabancı ve hırçın bakıyordu?

Geldiğin yerler böyle değildi biliyorum. 

Kupkuru toprakların yaşından geliyordun. Kıpkırmızı yaşlardan!

Her yer çiçek olsun diye kızıllardan, kanlardan!

Şimdi sana ellerimizde küçük kız çocukları şiirlerinin heyecanını uzatsak, bağışlar mısın bizi?

Buralar elbet bir gün çiçek,

elbet bir gün bahar olacak!

Değil mi?

Nefestin, nefessin, 100 yaşında ve genceciksin hâlâ.

Yüreğimizde saklan, göğsümüzde büyü. 

Adını anarken yüreği çürüyen hastaların değil, adını duyunca gözleri dolanların umuduna inan.

Sen bizim Zafer'imizsin. 

100 yaşında ve gencecik. 

Hâlâ...

 

 

 

 

 

Bunları Da Okuyabilirsiniz