KDV Düzenlemesi gıda enflasyonuna dur diyecek mi ?

0
161

Resmi enflasyonun yüzde 36’ya ulaştığı Türkiye’de fiyat artışlarının önüne geçmek için KDV’nin sadeleştirilmesiyle ilgili düzenleme gündemde. Hazine Bakanlığı’nın çalışmalarını birkaç hafta içinde tamamlaması bekleniyor.

KDV düzenlemesine ilişkin değerlendirmede bulunan Gıda Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Onur Aydın,  “KDV’yi temel gıda ürünlerinde indirmek kısa vadede pansuman etkisi yaratsa da uzun vadede sorunu çözmez. Çiftçi buğdayı üretirken yakıta, gübreye, tohuma ve ilaca ÖTV, KDV ve gümrük vergileri öderken son üründe KDV’nin düşürülmesi ortalama yüzde 65 artan gıda fiyatları pek etkilemeyecektir” dedi. Yıllardır uygulanan ve çiftçiyi, köylüyü, vatandaşı zam sarmalına sokan yanlışlardan bir an önce dönülmesi gerektiğini belirten Aydın, “Yapısal ve köklü değişimlerin geç kalmış adımları bir an önce atılmaya başlanmalıdır” dedi.

KDV DÜZENLEMESİ GIDA ENFLASYONUNA DUR DİYECEK Mİ?

Türkiye’de gıda enflasyonu, uzun zamandır ekonominin kronik sorunlarından biri. Gıda enflasyonunun yüksek seyretmesine en büyük neden olarak tarım politikalarındaki plansızlık gösteriliyor.

Resmi enflasyonun yüzde 36’ya ulaştığı Türkiye’de fiyat artışlarının önüne geçmek için KDV’nin sadeleştirilmesiyle ilgili düzenleme gündemde. Hazine Bakanlığı’nın çalışmalarını birkaç hafta içinde tamamlaması bekleniyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Katma Değer Vergisi (KDV) uygulamasındaki farklılıkları giderecek yeni bir düzenleme hazırlığında. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilecek düzenlemeyle birlikte yüzde 1 KDV ile alınan ürünün yüzde 8’le verilmesi, yüzde 18’le alınan ürünün yüzde 1 KDV ile satılması gibi uygulamalara son verilmesi bekleniyor.


Gıda Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Onur Aydın

GIDA FİYATLARINDAKİ ARTIŞIN DEVAM EDECEĞİ BEKLENTİSİ ENDİŞELENDİRİYOR

KDV düzenlemesine ilişkin değerlendirmede bulunan Gıda Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Onur Aydın,  Gıda fiyatlarındaki artışın devam edeceğinden endişelendiklerini belirterek, “TÜİK’e göre yüzde 43 olan gıda enflasyonu DİSK AR’ın yaptığı araştırmada yüzde 64.8 olarak bulundu. Gıda üreticileriyle yaptığımız görüşmelerde sadece hammadde değil; enerji ve işçilik maliyetlerinin de yükseldiği ve henüz fiyatlara yansımadığı belirtildi. 1 litre Ayçiçek yağının 40 TL’ye dayandığı, 30’lu yumurta kolisinin 50 TL’ye vardığı kış günlerinde gıda fiyatlarındaki artışın devam edeceği beklentisi bizleri endişelendiriyor” dedi.

KDV DÜZENLEMESİ GIDA ENFLASYONUNA ÇARE OLMAZ

KDV düzenlemesinin gıda enflasyonuna sadece pansuman etkisi yaratacağını belirten Aydın,  “Daha önce de yaptığımız uyarılar dikkate alınmış olacak ki KDV oranlarında indirim yapılması ile ilgili çalışmalar olduğu haberleri yansıyor. KDV’yi temel gıda ürünlerinde indirmek kısa vadede pansuman etkisi yaratsa da uzun vadede sorunu çözmez. Çiftçi buğdayı üretirken yakıta, gübreye, tohuma ve ilaca ÖTV, KDV ve gümrük vergileri öderken son üründe KDV’nin düşürülmesi ortalama yüzde 65 artan gıda fiyatları pek etkilemeyecektir” dedi.

SORUNLAR HALININ ALTINA SÜPÜRÜLEREK DERİNLEŞMESİNE NEDEN OLUYOR

Şu ana kadar ekonomi ve gıda fiyatları ile ilgili yapılan çalışmalardan hiçbirinin yapısal sorunların çözümüne, uzun vadede fiyatların istikrarlı bir şekilde düşmesini sağlamadığını belirten Aydın, “İşçiye yapılan maaş zammı gıda fiyatlarındaki artışın altında kalmasıyla hükümet tarafında yeni düzenlemeler yapma ihtiyacı doğmuş olsa gerek. Daha önce de defaatle belirttiğimiz gibi şu ana kadar ekonomi ve gıda fiyatları ile ilgili yapılanlardan hiçbiri yapısal sorunların çözümüne, uzun vadede fiyatların istikrarlı bir şekilde düşmesine neden olmamıştır. Bilakis ekonomide yapısal sorunları halının altına süpürerek yapılan bu değişiklikler fiyat istikrarsızlığı, güvensizlik ortamı oluşturarak gıda egemenliği ve fiyatlarında yaşanan sorunların derinleşmesine neden olduğu görülmektedir” dedi.

GIDA ÜRETİCİLERİNİN AMBALAJ MALİYETLERİ SON İKİ YILDA YÜZDE 100 ARTTI

Gıda üreticilerinin ambalaj maliyetleri de son iki yılda yüzde 100’ün üzerinde arttığına dikkat çeken Aydın, “Bunun yanında pandemi ile birlikte tüm dünyada arz sorunu yaşanan kalemlerden birisi de ambalajlar. Gıda üreticilerinin ambalaj maliyetleri son iki yılda yüzde 100’ün üzerinde artmıştır. Öyle ki bazı gıdalarda ambalaj maliyeti, içerisine konulan gıdadan daha pahalı hale gelmiştir” dedi.

GIDA GÜVENCESİNİ SAĞLAMAK BAKANLIK VE İKTİDARIN EN TEMEL SORUMLULUĞUDUR

Üretici maliyetlerinin artması ile yeni zamlarla karşılaşabileceğine işaret eden Aydın, “Gıda diğer ihracat kalemlerinden çok farklı bir durumda. Yerli üreticilerin gübre ilaç ve mazot maliyetleri çok yükseldiğinden bir kısım üreticinin ekim yapmadığını görüyoruz. Et ve hububatta ithalata bağımlı olan iç piyasa yerli ürünlerin azalması, üretici maliyetlerinin artması ile yeni zamlarla karşılaşabilir. Bu risklere karşı toplumcu politikalar geliştirmek ve ülkemizdeki gıda güvencesini sağlamak başta Tarım ve Orman bakanlığı olmak üzere iktidarın en temel sorumluluğudur” dedi.

YILLARDIR UYGULANAN YANLIŞLARDAN BİRAN ÖNCE DÖNÜLMELİ

Yıllardır uygulanan ve çiftçiyi, köylüyü, vatandaşı zam sarmalına sokan yanlışlardan bir an önce dönülmesi gerektiğini belirten Aydın, “Yıllardır uygulanan ve çiftçiyi, köylüyü, vatandaşı zam sarmalına sokan yanlışlardan bir an önce dönülmeli; yapısal ve köklü değişimlerin geç kalmış adımları bir an önce atılmaya başlanmalıdır” dedi.

YERLİ ÜRETİM VE GIDA ENDÜSTRİSİ DAHA FAZLA TEŞVİK EDİLMELİ

Gıda enflasyonun düşürülmesi için yerli üretim ve gıda endüstrisinin daha fazla teşvik edilmesi gerektiğini belirten Aydın, “Kırsal alana geri göç teşvik edilmeli. Gıda ambalaj arzına yönelik stratejik yatırımlar yapılmalı, sektörün ambalaj ihtiyacının döviz kurundan ari hale getirilmesi için araştırma ve geliştirme kaynakları arttırılmalı. Yerli üretim ve gıda endüstrisi daha fazla teşvik edilmeli. İthalat kalemlerinde sıfırlanan gümrük vergileri yerli üreticiyi koruyacak şekilde yeniden düzenlenmeli. Özelleştirilerek satılan kamu yatırımlarının yerine yeni yatırımlar yapılarak stratejik gıda ürünleri kamusal güvence altına alınmalı. Kooperatifçiliğin önündeki bürokratik zorluklar azaltılmalı. Üretim ve tüketim kooperatiflerinin kurulması konusunda küçük aile ve bireysel yatırımcılara teşvikler arttırılmalı. İsraf niteliğindeki kamusal yatırımlar durdurulmalı, dev, çılgın, mega inşaat projeleri yerine tarımsal eğitim politikalarına kaynaklar ayırılmalıdır” diye konuştu.

referansgazetesi.com.tr

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here