Ali Arpat; “Ekonomik krizin yükü tamamen emekçilere yıkıldı !”

0
205

Eğitim İş Sendikası Gaziantep Şubesi bir günlük iş bırakma eylemi yaptı, Kırkayak Parkı’nda bir araya gelen eğitim emekçileri, “Zam, kriz, yoksulluk; tükeniyoruz” diyerek peş peşe yapılan zamları, yaşanan ekonomik kriz ve derin yoksulluğu haykırıp, siyasi iktidarı önlemler almaya çağırıyoruz vurgusu yaptı.

Şube Başkanı Ali Arpat, ekonomik krizin yükünü tamamen emekçilere yıkan, yoksullaşmayı ve gelir adaletsizliğini artıran politikaların sürdüğünü belirtti. “Ağustos 2021’de yandaş sendikayla imzalanan sözde toplu sözleşme ile kamu emekçileri ve emekliler yoksulluğa mahkûm edildi. 2022 bütçesinden; memura, dar gelirliye, esnafa, çiftçiye, emekliye, işçiye; vergi, zam, açlık ve yoksulluk çıktı. Türk Lirasının değer kaybetmesi biz emekçilerin belini büktü. Ülkedeki işsizlik oranı ise tavan yapmış, işsiz sayısı 7 milyon 870 bin kişiye ulaştı” dedi.

Yoksulluk sınırı 13 bin 598 liraya açlık sınırı 4 bin 652 liraya yükseldi

İktidarın asgari ücrete yaptığı zammın da boşa çıktığını kaydeden Arpat, “Marketlerdeki fiyatlar ve eklenen yeni zamlarla ücret şimdiden eridi. Zengini daha zengin, emekçileri ise daha yoksul hale getiren bu eziyetten, eğitim emekçileri de payını en ağır biçimde aldı. Sözde toplu sözleşme görüşmelerinde kamu çalışanlarına reva görülen 2 yıllık zamlar yıl bitmeden erimiş, enflasyon ve artan vergi dilimi ile kamu emekçisinin alım gücü yerle bir edildi. TÜİK ezbere bildiğimiz yalanları söyleyedursun, Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş’in aralık ayı araştırmasına göre; dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşayabilmesi için yapması gereken zorunlu harcamaları gösteren yoksulluk sınırı 13 bin 598 liraya, açlık sınırı ise 4 bin 652 liraya yükseldi” tespitinde bulundu.

Tüm gıda maddelerine yüzde 100’ü aşan oranlarda zam geldi

1 yılda tüketilmesi zorunlu olan tüm gıda maddelerine yüzde 100’ü aşan oranlarda zam geldiğini hatırlatan Arpat, “Gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 2 bin 6 lira arttı. Peki bu şartlar altında fedakarca çalışan yaşamaya çalışan biz eğitim emekçilerinin payına; tiyatrodan ibaret olan toplu sözleşme görüşmelerinden gelen trajikomik ücret zamları ve peşi sıra gelen sefalet, liyakatsizce atanmış yöneticilerin hadsizlikleri; azar, keyfi disiplin cezaları, mobbing, sürgünler, kadrolu, sözleşmeli, ücretli adı altında kategorize edilerek, ayrıştırılarak sömürülme, iş güvencemizi ortadan kaldıracak, öğretmenler odasını bir kez daha bölecek olduğu halde bize müjde gibi sunulmaya çalışan Öğretmenlik Meslek Kanunu ve gericileştirilmiş, bir eğitim sistem düşüyor. Bu böyle gitmez, gidemez” ifadelerine yer verdi.

Gün umutsuzluğa kapılma, günü değil dayanışma ve mücadele günü

Eğitim İş Sendikası Gaziantep Şube Başkanı Ali Arpat, konuşmasını şöyle tamamladı: “İnsanca yaşamak için tüm eğitim emekçilerinin maaşlarına yüzde yüz zam, sistematik ve hadsiz saldırılar altındaki meslek onurumuza tekrar kavuşmak, tüm eğitim emekçileri için kadrolu, güvenceli çalışma ve insanca çalışma şartları, nitelikli eğitimin sürdürülmesinde en önemli paydaşlar arasında olan idari, yardımcı ve teknik personellerin taleplerinin yerine getirilmesini, öğretim yılına hazırlık ödeneğinin ayırım gözetilmeksizin eğitim çalışanlarının tümüne ödenmesini, eğitim çalışanlarının görev tanımlarının yapılmasını, angarya çalışmaya son verilmesini, üniversitelerimizde bilimsel, idari ve mali özerklik istiyoruz. Şüpheniz olmasın ki alacağız. Bu yoksulluk, bu sömürü artık yeter. Gün umutsuzluğa kapılma, kendini çaresiz ve güçsüz hissetme günü değil, dayanışma ve mücadele günü.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here