90’lı Yıllarda Çekilmiş En İyi 10 Türk filmi

0
924

Neoliberal dönemlerin en yoğun şekilde yaşanmaya başladığı yıllar, popüler kültürün topluma nüfuz edişinin gözle bile görülebileceği dönemler 90'lı yıllar. Sinemamızın gelişimi de dönemin konjönktürel yapısına bağlı olarak bir aşağı bir yukarı gidip geliyor elbet. 90'lı yıllar sinemasının bir geçiş dönemini yansıttığı renkler, eski ile yeni, teknoloji ile geleneksel yöntem arasında gidip geldiği zamanlar… Aralarında kült filmleri de barındıran bu yıllarda ülkemizde çekilmiş en iyi 10 filmi derledik.

1-Tatar Ramazan

Kerim Korcan'ın aynı isimli eserindeki 9 hikayeden sürgüne gönderilişine kadar olan hikayeleri içeren bu ilk filmin konusu; toprak sahiplerinden Abidin Ağa`nın oğlunu vuran Tatar Ramazan dört yıl hapis yatmıştır. Çıktığında Zeynep ailesinin baskısına rağmen Tatar Ramazan`ı karşılar, köye dönerler. Oda sahnesinde, Ramazan evi satıp beraber İzmir ya da İstanbul`a gitmeyi planladığını söyler. Fakat Abidin Ağa`nın oğlu Necmi yakasını rahat bırakmaz ve kısa bir süre sonra yağmurlu bir günde Hamdi`yle birlikte Ramazan`ı sıkıştırır, Ramazan yaralanır fakat bıçağıyla Hamdi`yi öldürür. Necmi kaçar.

2-Piyano Piyano Bacaksız

Olaylar 1940'lı yıllarda eski ahşap bir konakta geçer.Her odasında bir ailenin oturduğu konakta yaşanılanlar günümüzün acımasız dünyasında kopup giden dostluklar sekiz yaşındaki bir Çocuğun gözüyle anlatılır.

3-Karartma Geceleri

Karartma Geceleri, Rıfat Ilgaz'ın aynı adlı romanından Yusuf Kurçenli tarafından uyarlanan filmin başrolünde Tarık Akan oynamaktadır. 1990 yapımı film, 9. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nde (1991) en iyi Türk filmi seçildi. Antalya Şenliği'nde 2. film olurken halk jürisi tarafından da 1. seçildi (1992). Ayrıca 1992'de Yunus Nadi en iyi film ödülünü aldı. Venedik Film Festivali'ne de giden Karartma Geceleri, İspanya Saint Sebastian Film Yarışması'nda Jüri en iyi film ödülünü kazandı (1992).

4-Her Şey Çok Güzel Olacak

Altan, karıştığı kavga sırasında yıllardır görmediği kardeşi Nuri'yle karşılaşır. Nuri'nin çalıştığı ecza deposunu, uzun süredir açmayı planladığı bar için bir para kaynağı olarak görür. Çeşitli uğraşlardan sonra Nuri'ye tekrar yakınlaşmayı başaran Altan, farkına varmadan hem kendisini hem de Nuri'yi tehlikeli maceraların içine sürükler. Nuri ve Altan, her şeyin çok güzel olacağını umarak yaşamla mücadeleye devam ederler. Bu mücadele içerisinde unuttukları önemli detaylar vardır

5-Eşkıya

Baran'ın uzun mahkûmiyetinin ardından Viranşehir Cezaevi'nden çıkmasıyla başlayan film doğduğu toprakların artık baraj suları altında olduğunu öğrenmesiyle devam eder. Köyde karşılaştığı Ceren Ana (Zübeyde Erden) ona, 35 yıllık yokluğunda yaşananları anlatır. Geçmişindekilerin peşine düşmeye niyetli olan Baran Ceren Ana'nın tavsiyelerine rağmen yola düşer. Kendisini jandarmaya ihbar ederek yakalanmasına neden olan Mustafa'dan (Kemal İnci) yıllardır bilmediği bir gerçeği öğrenir. Hapse düşmesine en yakın arkadaşı Berfo'nun (Kamran Usluer) ihaneti neden olmuştur. Berfo Eşkıya'nın altınlarına el koyarak Eşkıya’nın çocukluk aşkı Keje'yi de (Sermin Hürmeriç) babasından satın alıp İstanbul'a kaçmıştır. Vicdan azabı çeken Mustafa kendini Baran'ın infazına hazırlamıştır, ama Eşkıya çoktan Keje'nin peşine düşmüştür.

6-Amerikalı

Amerika'da zengin olmuş bir Türk işadamının başından geçenleri anlatan öykünün kahramanı Şeref 'The Türk' (Şener Şen), 20 yıl sonra ilk kez ülkesine döner. Dönüşünün nedeni, memleket hasreti ve gençlik aşkı Melek'tir (Lale Mansur). Sevdiği kadını bulacaktır ama, her şeyin giderek değiştiğini görecek, yapaylaşıp yozlaştığının da ayrımına varacaktır. Giderek değişen Türkiye'de, öykünün kahramanları da kendilerini biteviye dönen bir çarkın içinde bulacaklardır.

7-Masumiyet

Güçlü bir hayat kadını olan Uğur (Derya Alabora), hayat kadınına saplantılı bir adam olan Bekir (Haluk Bilginer) ve hapisten yeni çıkmış amaçsız biri olan Yusuf (Güven Kıraç) ve annesinin hamileyken yediği dayaktan dolayı sağır ve dilsiz doğan Çilem (Melis Tuna) etrafında gelişen sıradan olaylar.

Filmdeki "kır sahnesi" en öne çıkan sahnedir. 2006 yılı itibariyle yönetmen Zeki Demirkubuz, Masumiyet`in başlangıcı sayılabilecek Kader'i çekmiştir. Kader filminde Uğur ve Bekir'in gençliklerinde yaşadıkları, nasıl tanıştıkları anlatılmaktadır.

8-Ağır Roman

Film, 70'li yıllarda, İstanbul'da, yoğun olarak Romanların yaşadığı Kolera Sokağı'nda geçer.

9-Tabutta Rövaşata

Araba sevdalısı bir otomobil hırsızının hüzünlü öyküsü. Rumelihisarını mesken tutan Mahsun (Ahmet Uğurlu), evsiz-barksız işsiz ve kimsesi olmayan bir garibandır. Tüm dostları balıkçılardır. Sabahçı kahvesindeki çay borçlarına kadar herşeyine balıkçı dostlarından Reisin (Tuncel Kurtiz) sahiplendiği Mahsun, otomobil çalarak yaşamını sürdürür. Yaşamındaki tek tutkusu arabalardır. Geceleri çaldığı arabaları sabaha dek gezdikten sonra yerlerine bırakır. Çoğu zaman da onları garip bir coşkuyla, okşarcasına yıkayıp temizleyerek…

Yine Reisin sayesinde sandelyeler üzerinde uyuklamaktan kurtulur ve kahvenin tuvaletine bakma işini üstlenir. Bir gün, kahveye gelen eroin bağımlısı kıza (Ayşen Aydemir) aşık olur. Birden dünyası değişen Mahsun, hiçbir karşılık beklemeden, yatacak yeri olmayan kıza odasını açar. Ne var ki beyazcı kız, eroin almak için bedenini, bu açılan odada erkeklere satarak Mahsunun saf dünyasında bir düş kırıklığı yaratacaktır.

10-Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni

60`larda ve 70`lerde çektiği aşk filmleriyle ünlenen ama bir dönemin kapanmasıyla birlikte çaptan düşen bir yönetmenin, kendini yenilemek için gösterdiği çabaları anlatan tam bir başyapıt. Binbir zorluklar, yokluklar içinde, bir avuç inançlı sinema emekçisinin, her şeye rağmen film çekmek için gösterdikleri trajik ve bir o kadar saygı duyulması gereken mücadeleyi anlatan bir film

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here